Yolda yürürken gözünüz mağazaların vitrinlerine, yoldan geçen insanlara takılır ve zaman zaman burası Türkiye mi kardeşim dediğiniz olur mutlaka. Ankara sokaklarında yürüyen bir adam düşünün üzerinde “Too many men not enough time” (Çok adam var ama vaktim az) yazılı bir tişört (tamamen gerçektir). İngilizce biliyorsanız önce gülersiniz sonra aklınıza çeşitli sorular gelir?
1-Yeni bir iletişim yöntemi mi bulmuş?
2-Bunu bilinçli mi giymiş?
3-Gerçekten İngilizce biliyor mu?
4-İngilizce bilse bunu giyer miydi?
5-Adam eşcinsel mi?
Üzerinde journey to Brazil ya da Brezilya’ya yolculuk yazılı bir tişörtten sizce hangisi daha çok satar? Hiç şüphesiz ilki. İsim yabancı olunca çekiciliği de artıyor. Bunun farkında olan üretim sektörü de bu nimeti değerlendiriyor.
Bir dilin küreselleşmek adı altında tamamen kapitalistik amaçlarla kötüye kullanıldığını görmek aslında çok üzücü. Ortak bir dilimiz olsun, dünyadaki herkes birbirini anlasın. Kimsenin buna karşı çıktığı yok zaten. Yalnız gerçek amaç iletişimse.
Turistik mekanlarda ülkemize gelen yabancılar kendilerini yabancı hissetmesinler, arada iletişim bağı kurulsun diye kafe, restoran gibi yerlere yabancı isimler verilmesinde hiçbir sakınca yok. Kişi vejeteryansa kebapçıya gitmesin değil mi?
Ayrıca bazı şirketlerde uluslararası pazarlarda yer edinebilmek ve dış ilişkiler kurabilmek için yabancı adlar kullanmayı tercih ediyor. Bu da doğru bir yaklaşım.
Ancak dünya halkıyla iletişim kuralım derken tamamen ekonomik çıkarlara dayalı nedenlerle kendi dilimizden uzaklaşmayalım.
| Mon | Tue | Wed | Thu | Fri | Sat | Sun |
|---|---|---|---|---|---|---|
| << < | ||||||
| 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | ||
| 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 |
| 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 |
| 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 | 26 |
| 27 | 28 | 29 | 30 | |||