Arama yaparken yararlanabileceğiniz diğer bir alternatif de aradığınız ibarenin akademik makalelerin yayınlandığı sayfalarda rastlayabilmenizdir. İngilizce ibareyi tırnak içinde yazıp Türkçe sayfalarda arama yaptıktan sonra çıkan sonuç ekranında “abstract” veya “keywords” ifadesinden sonra görüyorsanız bu bir akademik yayımdır ve sayfa içeriği tamamen İngilizce ve Türkçeden oluşmasa da “özet” ve “anahtar kelimeler” kısmında aradığınız kelime ya da kelime grubunun Türkçe karşılığı bulunmaktadır.
Örneğin “predictive maintenance” kelimesini tırnak içinde yazıp arattığınızda keywords ifadesinden sonra geçtiğini göreceksiniz. Bu sayfayı açtığınızda “anahtar kelimeler” bölümünde Türkçe karşılığını bulabilirsiniz. Aramayı kolaylaştırmak için tırnak içinde yazdığınız “predictive maintenance” ifadesinden sonra abstract veya keywords yazarak arama kapsamını daraltırsanız sonuç ekranında gözlerinizi daha fazla açmak zorunda kalmazsınız ;)
Her ne kadar – karşılıksız – reklam yapmaktan kaçınsak da itiraf etmeliyiz ki Google adı artık arama motoru kavramının yerini aldı. Google ana sayfasındaki arama yardımı bölümünden erişebileceğiniz bilgiler, yana yakıla aradığınız kelimelerin karşılığını kolayca bulmanızın yanı sıra bulduklarınızdan emin olmanızı da sağlayacaktır.
Aradığınız İngilizce ifadenin anlamını öğrendikten sonra Google’da arama yaparken ilk hamleniz aradığınız ifadeyi (birden fazla kelime içeriyorsa) “tırnak içinde” ve Türkçe sayfalarda aratmak olmalıdır. Bu şekilde yaptığınız arama sonucunda İngilizce ifadenin yanında Türkçesini (parantez içinde veya parantezsiz) görmeniz muhtemeldir.
Aradığınız tek kelime ise aramanızı daraltmak için bazı yardımcı kelimeler girmelisiniz. Örneğin tekstil konulu bir arama yaparken kelimenin yanında bir boşluk bırakarak “tekstil elyaf kumaş makine” ya da arama kapsamınızda olan başka kelimeler yazarak tekstil konulu sayfalarda arama ihtimalini attırabilir veya Google dizin bağlantısından erişeceğiniz konu başlıklarından birinde arama yapabilirsiniz.
Bileşik kelimeler için arama yaparken de yardımcı kelimeler kullanabilirsiniz. Aradığınız ifade çok genel ve arama sonuçları birçok alanı kapsıyorsa tırnak içinde yazdığınız ifadeden sonra başka anahtar kelimeler yazarak da arama kapsamını daraltabilirsiniz.
Arama yaparken yazdığınız anahtar kelimelerin arasına or (veya) yazarak şu veya bu kelimenin aranması isteyebilirsiniz. Özellikle aramanızın dışında bırakmak istediğiniz kelimelerin başına eksi (-) işareti koyarak arama kapsamından çıkarabilirsiniz.
ınternetin büyüklüğü gözünüzü korkutmasın. Size sunulan kolaylıklardan yararlanarak yapacağınız bilinçli aramalar kısa sürede doğru sonucu bulmanızı sağlayacaktır.
As a company, we want to contribute to the Turkish language. We know that some of Einstein's quotes have been translated, but we decided that we would like to compile a translation of some of his best quotes. You can access our list of Einstein quotes here.
Albert Einstein carries special meaning for us at turkishenglish.com because he represents a major paradigm shift. As a great thinker, he also had an interesting (and sometimes comical) viewpoint on a number of different topics.
We decided to publish them side by side to allow translators to compare the quotes in both languages and investigate whether the nuances have been captured. If you are interested in discussing some of the translations we have come up with, feel free to write a comment to this post.
I was translating an official response from one government agency to another agency that had requested an investigation in which the results of the investigation were briefly reported. The signoff here was "Gereğini rica ederim", which would be literally translated as "I request the necessary", which is totally comical in English. The only thing we could think of would be "I request that the appropriate action be taken." However, if this were an English or American government agency, I think it would just say "Sincerely". Any suggestions for this will be welcomed.
Oldukça pratik ve yararlı olduğunu düşündüğünüz Zargan ve benzeri online sözlükler size yardımcı olduğu kadar yanıltmakta da oldukça başarılıdır. Bu nedenle aradığınız kelimenin karşılığını online sözlüklerden bulduysanız sakın durmayın, araştırmaya devam edin. Aksi takdirde bizim rastladığımız bazı komik çeviri hataları sizi yanıltabilir.
Zargan'da "stipulate" kelimesini aradığınızda üçüncü sırada "söz vermek" ifadesini bulacaksınız. Yanındaki ıDS (ış Dünyası Sözlüğü) referansına da güvenmeyin çünkü bu kesinlikle yanlıştır. Stipulate kelimesi hiçbir durumda söz vermek anlamına gelmez.
Kulağınıza küpe formundaki bu küçük uyarının amacı “korkusuz rüya görmektense uykusuz kalmak evladır” mantığıyla online sözlüklerden uzak durmanızı sağlamak ve sizi bu kolaylıktan mahrum etmek değil, aksine birden fazla sözlük kullanmak ve daima şüpheci olmak gerektiği bilincini oluşturmaktır ;)
Resmi ifadelerde kullanılan kalıpları çevirmek kadar zor bir iş var mı? Bugüne kadar "Bilginize" ifadesini her gördüğümde terlemeye başlardım ama şimdi şık bir karşılık bulduğumu düşünüyorum. Öyle bir karşılık ki hem resmi havayı yansıtıyor hem aynı anlama geliyor. Ne olur meraklandırmayın dediğinizi işitiyor gibiyim. "Submitted for your consideration" Sizce nasıl?
not: "Dirty words" başlığımız altında her zaman farklı fikirlere ve eleştirilere açığız.
2. not: The obvious equivalent, as Leon pointed out in an email, is FYI (For Your Information) but "bilgilerinize" is always found at the end of a document while FYI is generally at the beginning. Anyone have an opinion on this?
Yaptığımız çevirilerin kaliteli olabilmesi için özgün olduğu kadar doğruluğundan da emin olmalıyız, bunun için de daima araştırmak gerekir. Bazı özel terimler, mesleki ifadeler, kısaltmalar ve daha birçok ibarenin karşılığını Google’da pratik aramalar yaparak bulabilir ve doğruluğundan emin olabilirsiniz. Sizlere ofisimizde uyguladığımız en temel ve en pratik araştırma metotlarını kısaca anlatmak istiyorum.
Aramaya başlarken ön koşul arama yapacağımız konuyu iyice kavramak ve bu doğrultuda bir arama başlatmak, sonraki adımlar ise anlamını araştırdığımız ifadenin arama kapsamını daraltarak doğru karşılığı bulmak olmalıdır. Google’da yapılan aramalarda aradığımız kelimenin karşılığı arama sonuçlarında, parantez içinde ya da parantezsiz, Türkçe ifadenin yanında veya araştırma yazıları ya da tezlerin yayınlandığı sayfalarda “abstract” (özet) kısmında hem İngilizce hem de Türkçe olarak karşımıza çıkabilir.
Bağlam ve Anlam
Tercüme etmek için önce konuyu iyice anlamak gerekir, aksi takdirde çeviri programlarından bir farkımız kalmaz. Aradığınız ifadenin hangi konu dahilinde olduğu aramalarınızda esas teşkil etmelidir. Finansal bir çeviri yaparken karşılaştığınız bir terimin karşılığını kimya terminolojisinde bulmanın bir yararı yoktur.
En doğru sonuç için ilk olarak kelime ya da deyimi İngilizce sitelerde arayarak anlamını kavramalıyız. Bunun için biz hem kategorilere ayırdığı hem benzer ve bileşik sözcükleri ekrana getirdiği hem de grafik yardımı olduğu için çoğunlukla Wikipedia’yı tercih ediyoruz. Siz de bu ve benzeri online ansiklopedilerden yararlanabilirsiniz.
Örneğin bir kullanım kılavuzunda karşımıza çıkan “cotter pin” ifadesini wikipedia’da arattığımızda karşımıza açıklaması, kullanım alanı ve grafikleri çıkmaktadır. Bu parçanın neye benzediği ve ne işe yaradığını anlamak için daha neye ihtiyacımız olabilir ki...
Elbette bundan sonraki işimiz bu ifadenin Türkçe karşılığını bulmak olacaktır.
Başka bir "dirty word" ile başımız tekrar dertte. We all know how cool the Turkish phrase "bir çok ilklere imza atmış" is. The problem is how to translate the darned thing. The phrase is used idiomatically to mean "be the first to do something" and if translated literally would be "sign firsts" but, obviously, that will not do for a dynamic, idiomatically correct, much less effective rendering of the phrase.
Please see below for some examples and as always IF YOU HAVE A SUGGESTION WE WOULD LOVE TO HEAR IT!!
A) İstanbul Modern'deki ‘Venedik-İstanbul’ sergisi, Venedik Bienali'nin 110 yıllık tarihinde bir ilke imza atıyor ve bienalin en önemli parçaları ilk kez Venedik sınırları dışına çıkarak ıstnabul’da bir araya geliyor.
a) For the first time in the Venice Biennial’s 110-year history, the most significant works in the biennial will be taken outside the borders of Venice and put on display in an exhibition at Istanbul Modern, titled Venice-Istanbul.
B) Derginin yayın hakkı, K.Kıbrısta turizm sektöründe pek çok yeniliğe imza atmış olan The Colony Hotel Direktörü Sn.Erbil ARKIN'a aittir.
b) Publication rights for the magazine belong to Mr. Erbil ARKIN, director of The Colony Hotel, who has been a pioneer in the tourism sector of Northern Cyprus.
C) Canan Ediboğlu'nun Shell Türkiye Genel Müdürü olmasıyla birlikte Shell Türkiye bir ilke daha imza atarak, akaryakıt sektöründe ilk kadın genel müdüre sahip şirket oldu.
c) When Canan Ediboğlu became Shell’s Turkey General Manager, Shell became the first company in the fuel sector to have a woman general manager, thus setting a new precedent.
Now "imza atmak" is much easier to deal with when it is not accompanied by "ilk" because then it is metaphor used to replace a more common verb and the phrase can simply be translated with a verb that fits the object noun and context. For example,
A) O yıllarda bağlama ile başlayan bu aşk gitar ve basgitarla gelişirken, Tozakı’yı Güzelyurt Gelişim Orkestrası ile buluşturuyor ve Tozakı, Güzelyurt Gelişim Orkestrası ile tam 4 albüme imza atıyor.
a) This love started with the bağlama and continued to develop with the guitar and bass guitar leading him to the Güzelyurt Gelişim Orchestra, with whom Tozakı has produced 4 albums.
B) KTHY, geride bıraktığımız iki ay içerisinde iki ayrı fuara katılarak, hem kurumun hem de Kuzey Kıbrıs’ın tanıtımı açısından oldukça verimli bir girişime imza attı.
b) KTHY has participated in two different expos in the past two months, engaging in an important initiative regarding the promotion of both the company and Northern Cyprus.
C) Yaklaşık on yıldır Epsilon Yayınevi’nde yayın yönetmenliği yapan, yüzbinlerce okura ulaşan kitaplar seçerek büyük başarılara imza atan Meltem Erkmen’le editörlük ve kitaplar üzerine konuştuk.
c) As publishing director at Epsilon Yayınevi for almost ten years, Meltem Erken has achieved great success in selecting books that reach hundreds of thousands of readers. We spoke with Erkmen about editing and books.
D) Stefanel, 2006-2007 kış koleksiyonunda geniş, farklı ve metal iplik kullanarak çeşitlendirdiği değerli ürün yelpazesiyle adeta görsel bir şölene imza atıyor.
d) Stefanel has created a virtual feast for the eye in its range of special creations pinpointed by a generous application of distinctive metallic thread in its 2006–2007 Winter Collection.
When analyzing files in Trados to calculate word counts, sometimes you may not have a translation memory (TM) for previous files. When Trados analyzes files, however, it creates a temporary TM for its analysis. So if you have two projects (let's call them A and B) you can analyze the second project based on what matches it would find in the first project. To do this, first analyze the files for Project A. Then Clear the list of files to translate in the Analyze Files window (don't close the window), Add the files for Projct B and click the "Use TM from previous analysis" button. Voila! It will analyze project B and calculate fuzzy matches and 100% matches just as if you had a TM created for Project A.
When using MetaTexis in a LAN environment with shared translation memories, errors can occur when the link between the user and the server is broken. This can happen in a number of ways: the server could be accidentally or unknowingly shut down, the network connection could fail, or the network cable could accidentally be disconnected. Whatever the case, you will notice that Word will lock up on the user's machine. The only way to resolve this problem is to forcibly close Word (End Process from the Task Manager) and restart it. After that, you may find that the TM is corrupted. When a Metatexis TM is corrupted in this way, there are two ways to fix it:
1. Open it with MS Access, where you can Repair and Compact the database.
2. Create a new TM and import the data from the broken TM. That will create all new data
"İddia" means claim, assertion, bet or contention. However, all kinds of things from people to companies can be "iddialı", in other words they hold promise for the future or that they can make a 'claim' to be the best. Here are some examples of different ways we have translated this word:
Kadın mücadelesinde iddialı olduğunu fark ediverdim.
All at once I noticed that she had the potential to play an influential role in the area of women's rights.
1987 ‘den beri ıngiltere'de hizmet veren Arblaster and Clarke, ilginç ve heyecanlı şarap turları konusunda oldukça iddialı.
Arblaster and Clark have been operating in England since 1987 and are leaders when it comes to organizing interesting and exciting wine tours.
Beş sene sonra sushi'yi ekledik. İstanbul'un en iddialı sushi barlarından birisine sahibiz.
We added sushi five years later. We have one of the most popular sushi bars in Istanbul.
Trend belirleyen, iddialı ve şık olan Zeki Triko, bu yıl moda dünyasının gözde ismi Doutzen Kroes ile çalıştı.
Trend-setting, bold and stylish, Zeki Triko worked with the world-renowned Doutzen Kroes for this year's collection.
Kuruçeşme Arena'da düzenlenecek olan Kenan Doğulu konseri, İstanbul'daki en büyük 14 Şubat - Sevgililer Günü organizasyonu olarak oldukça iddialı.
The Kenan Doğulu concert that will be held at Kuruçeşme Arena is being billed as the largest February 14 - Valentine's Day event in Istanbul
"Dirty words" are words that don't have an exact match in the target language. As a result they can be very hard or frustrating to translate. No matter how many times you have translated that word, it still makes you say "AARGH" when you see it! Here are some types of "dirty words":
1. Words that reflect a particular event or object particular to a culture. For example "gecekondu" comes from house built on government land, usually at night but later given permission by the government. This is used generally to refer to poor peoples' housing.
2. Phrases that are just not used in the target language, such as "bilginize arz ederim".
3. Words that specify a concept that is not used in the target language, such as "iddialı".
| Mon | Tue | Wed | Thu | Fri | Sat | Sun |
|---|---|---|---|---|---|---|
| < | Current | > >> | ||||
| 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | ||
| 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 |
| 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 |
| 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 | 26 |
| 27 | 28 | 29 | 30 | |||